Yazmaktan yoruldum artık...
Düşünmekten bıktım, yarından sonrasını.
BEN;
Sırf sesini bana duyuruyor diye, Telefonlara teşekkür ettim.
Aynı AY a bakabildiğime şükrettim.
O nu benden alıyorlar diye,
Otobüslerden nefret ettim.
Ve bana geri getirdiklerinde,
Hepsini tek tek affettim.
Uyumadım gecelerce,
Daha fazla düşüneyim diye.
Yaktığı kibriti sakladım,
Elimden çok içimi tutuştursada.
Her bakışına başka aşık oldum.
Saçını her teline vuruldum.
Îçim ısındı yüzünü gördüğümde,
Bir o kadar üşüdüm yokluğunda.
Yerini başkaları aldı sonra,
Buna hiç inanamasamda...
Savurdu zaman beni çok uzaklara,
Neye hasret duyduğumu unuttum.
Kırılacak bir kalbim kalmadığında,
Tek başıma dünyadan korktum.
Hikayeler yazdım, destanlara inat,
Gönlümü kapattım, duvarlar ördüm.
Acıtmasınlar diye açmadım yüreğimi,
Görmesinler diye gizlice sildim gözlerimi.
SONRA,
Keşke önce ben besteleyebilseydim dediğim,
En güzel şarkı sözleri çıktı karşıma.
SONSUZUNDA kayboldum.
RENGÎNDE soldum.
Kalbimin en güzel odasını süsledim,
Gözyaşlarını biriktirdim avuçlarımda,
Onlarla suladım hasret çiçeklerini.
Dünyanın öbür ucuna kaçtım,
Unuturum sandım, yanıldım.
VE,
Ona ait bütün odaları kapattım
ÇOK ÖZLEDÎM...
FAKAT BÎR DAHA HÎÇ AÇMADIM...
Bu Aralar;
Ellerimi cebimde taşıyorum,
Titredikleri görünmesin diye.
Bu defa daha çok üşüyorum,
YA ÇOK YORULDUM,
YADA NASIL SEVİLİNİR UNUTTUM...